Kadro Derecesi 5 Görünen Memur Dikkat! Emekli İkramiyesinde Kayıp Var mı?
Kadro derecesinin düşük görünmesi memurun emekli aylığını ve ikramiyesini düşürüyor mu? Emeklilikte esas alınan kazanılmış hak derecesi, ek gösterge ve 1/4 sınırı hakkında bilinmesi gerekenler.
Bordrosuna ya da e-Devlet'teki hizmet bilgilerine bakan pek çok memur, "kadro derecesi" satırında 5 veya 3 gibi düşük bir rakam görünce endişeleniyor. Özellikle emekliliğe yaklaşanların aklına gelen ilk soru, bu derecenin emekli aylığını ve emekli ikramiyesini düşürüp düşürmeyeceği oluyor. Uzman değerlendirmesine göre cevap rahatlatıcı: Kadro derecesinin düşük olması, emeklilikte herhangi bir kayba yol açmıyor.
Konu, yüksekokul mezunu olan, kadro derecesi 5 görünen ancak intibak derece ve kademesi 1/4 olan bir memurun sorusuyla yeniden gündeme geldi.
Emeklilikte hangi derece esas alınıyor?
Emeklilik işlemleri kadro derecesine göre değil, memurun öğrenim durumu ve hizmet süresine göre ulaştığı derece ve kademeye göre yapılıyor. Yani yüksekokul mezunu bir memur, unvanı ne olursa olsun hizmet yılı yettiği sürece 1. derecenin 4. kademesine kadar yükselebiliyor ve emekli aylığı ile ikramiyesi bu derece üzerinden, ilgili ek gösterge uygulanarak hesaplanıyor.
Unvanı teknisyen yardımcısı, hizmetli, aşçı, şoför, memur ya da veri hazırlama kontrol işletmeni olan yüksekokul mezunları da bu kurala dahil. Hangi öğrenim düzeyinin hangi dereceden başlayıp nereye kadar yükselebileceği 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36. maddesinde belirleniyor.
Üç farklı derece kavramı
Memurlar için birbirine karıştırılan üç ayrı uygulama bulunuyor:
Kadro derecesi: Doğrudan görev unvanına bağlı. Örneğin memur ve teknisyen yardımcısı için 5, veri hazırlama kontrol işletmeni ve şef için 3, şube müdürü ve üst unvanlar için 1.
Kazanılmış hak aylık derecesi ve kademesi: Öğrenime göre memurluk hizmetini, mesleğiyle ilgili işçilik ve esnaflık sürelerini kapsıyor. Ek göstergeyi belirleyen derece bu. Ön lisans dahil yükseköğrenim mezunları için üst sınır 1. derecenin 4. kademesi; lise mezunları için 3. derecenin 8. kademesi, sicilden kaynaklanan ilave kademe varsa 2. derecenin 6. kademesi.
Emekli keseneğine esas aylık derecesi: İşçilik, esnaflık ve memurluk hizmetlerinin tamamı dikkate alınarak ulaşılan derece. Ancak bu yolla ulaşılan derecenin ek göstergesi verilmiyor.
Ek göstergede kritik ayrıntı
Bu son nokta, emekli aylığında fark yaratan en önemli detay. Örneğin yüksekokul mezunu bir memur, tüm hizmetleriyle birlikte emekli keseneğine esas aylıkta 1/4'e ulaşmış olabilir. Fakat kazanılmış hak aylığı 2. derecenin 3. kademesinde kalmışsa, ek gösterge 2800 yerine 2200 olarak uygulanıyor. Kısacası ek göstergeyi belirleyen şey, kazanılmış hak aylık derecesi. Ek gösterge emekli aylığını doğrudan yükselten bir unsur olduğu için, emekliliğe birkaç yıl kala bu derecenin hangi kademede olduğunu bilmek, hem aylık hem de ikramiye beklentisini doğru kurmak açısından önem taşıyor.
Hesaplamada hangi unsurlar var?
5434 sayılı Kanun'a tabi memurların emekli aylığı ve ikramiyesi hesaplanırken öğrenim durumu, öğrenime göre görev yapılan süre, ulaşılan derece ve kademe ile görev unvanı birlikte dikkate alınıyor. Bu konudaki kurallar 657 sayılı Kanun ile 5434 sayılı Kanun'un 41., ek 18. ve ek 70. maddelerinde düzenleniyor.
Sonuç: Kadro derecesi kayıp değil
Kadro derecesi 5 olan yüksekokul mezunu bir memurun kazanılmış hak aylık derecesi, çalışma süresine bağlı olarak 1. derecenin 1., 2., 3. ve 4. kademesine kadar yükseliyor. Emeklilik hesabı da bu derece ve kademe ile ona ait ek gösterge üzerinden yapılıyor. Dolayısıyla kadro derecesinin intibak derecesinden düşük görünmesi, emekli aylığı ya da ikramiyesinde bir eksilme anlamına gelmiyor.
Uzmanlar yine de emekliliğe yaklaşan memurların, kurumlarının personel biriminden intibak bilgilerini ve hizmet belgelerini kontrol ettirmesini öneriyor. Askerlik, işçilik ya da esnaflık sürelerinin doğru işlenip işlenmediği, kazanılmış hak derecesini ve dolayısıyla ek göstergeyi doğrudan etkileyebiliyor.