'3 Sigorta Şirketi Battı' İddiasına Yanıt Geldi! Sel Hasarı Ödenecek mi?
Türkiye Sigorta Birliği, İstanbul'daki selin ardından yayılan 'üç sigorta şirketi iflas etti' iddialarının asılsız olduğunu açıkladı. Hasar ödemeleri, BES ve sigortalıların yapması gerekenler.
İstanbul'da 14-15 Ekim'de yaşanan ve 84 yılın en şiddetli yağışı olarak kayıtlara geçen sel felaketinin ardından sosyal medyada bir iddia hızla yayıldı: Hasar ödemelerinin altından kalkamayan üç sigorta şirketinin iflas ettiği öne sürüldü. Evinde, iş yerinde ya da aracında hasar oluşan binlerce kişiyi tedirgin eden bu iddialara Türkiye Sigorta Birliği'nden (TSB) peş peşe yanıt geldi. Birlik, iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve hasarların poliçe kapsamında ödeneceğini açıkladı.
"Asılsız iddialarla güven sarsılmak isteniyor"
TSB Başkanı Ahmet Yaşar, sigorta sektörünün acenteleri, eksperleri ve tüm paydaşlarıyla sahada olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Önceliğimiz hasarların hızla tespit edilmesi ve poliçe kapsamındaki zararların en kısa sürede karşılanmasıdır. Hal böyleyken asılsız ve mesnetsiz iddialarla vatandaşlarımızın sigorta ve BES'e duyduğu güveni sarsmaya çalışmak, yalnızca sektörümüze değil, ülkemizin ekonomik dayanıklılığına da zarar vermektedir."
Yaşar, bazı sigorta şirketlerinin sermayedarlarına ilişkin gelişmelerin, bu şirketlerin mali yapısı ve sigortalılarına karşı yükümlülükleriyle doğrudan özdeşleştirilmemesi gerektiğini de vurguladı. Sel hasarları nedeniyle üç şirketin iflas ettiği yönündeki iddiaların asılsız olduğunu belirten Yaşar, "Vatandaşlarımızın güveninin zedelenmeye çalışılmasını kabul edemeyiz" dedi.
Hasarın büyük kısmı reasüransta
Birliğin açıklamasında Türk sigorta sektörünün güçlü kurumsal yapısı, risk yönetimi kapasitesi ve uluslararası reasürans güvenceleriyle doğal afetler dahil üstlendiği riskleri yönetmeye devam ettiği belirtildi. Sektör kaynaklarına göre şu ana kadar 1.700 iş yeri ve konut ile 440 araç için hasar ihbarı yapıldı; toplam zararın yaklaşık 400 milyon dolar olabileceği tahmin ediliyor. Bu tutarın yaklaşık yüzde 10'unun sigorta şirketlerinde kalacağı, geri kalanının ise reasürans şirketleri tarafından karşılanacağı değerlendiriliyor. Yani hasarın büyük kısmı, sigorta şirketlerinin yurt dışındaki teminatlarıyla güvence altında.
Asılsız haber yaymanın cezası var
TSB, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'na da dikkat çekti. Kanunun 35. maddesine göre sigorta kuruluşlarının itibarını zedeleyebilecek ya da servetine zarar verebilecek asılsız haber yayanlar cezalandırılıyor. Kuruluşların ismi verilmese bile güvenilirlikleri konusunda kamuoyunda tereddüt yaratan haberlerin internet, televizyon veya diğer yayın araçlarıyla yayılması da cezai yaptırıma tabi. Birlik, vatandaşların resmi kaynağa dayanmayan paylaşımlara itibar etmemesini, şirketlerin mali durumuna ilişkin bilgilerde Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) ile şirketlerin resmi açıklamalarının esas alınmasını istedi.
BES birikimleri güvende mi?
İddiaların bir ayağı da Bireysel Emeklilik Sistemi'ne uzanıyordu. Yaşar, BES'in milyonlarca vatandaşın birikimini geleceğe taşıyan ve güçlü denetim mekanizmalarıyla işleyen güvenilir bir sistem olduğunu söyledi. BES'te katılımcıların birikimleri, emeklilik şirketinin kendi malvarlığından ayrı fonlarda tutuluyor ve bu fonlar saklama kuruluşlarında korunuyor. Bu yapı, şirketle ilgili olası bir sorunun doğrudan katılımcının birikimine yansımasını engelleyen temel güvencelerden biri.
Şirket gerçekten zor duruma düşerse ne olur?
Sigorta şirketleri SEDDK'nın sıkı denetimi altında faaliyet gösteriyor ve sermaye yeterliliklerini belirli oranların üzerinde tutmak zorunda. Herhangi bir şirketin mali yapısında sorun tespit edilmesi halinde denetim otoritesinin müdahale yetkisi bulunuyor. Ayrıca zorunlu sigortalarda sigortalıların hakları Güvence Hesabı gibi mekanizmalarla korunuyor. Bu nedenle resmi bir açıklama olmadan yayılan iddialara dayanarak poliçe iptal ettirmek ya da panikle işlem yapmak hak kaybına yol açabilir.
Selden zarar görenler ne yapmalı?
Selde evi, iş yeri ya da aracı zarar görenlerin vakit kaybetmeden sigorta şirketine veya acentesine hasar ihbarında bulunması gerekiyor. Hasarın fotoğraf ve videolarla belgelenmesi, zarar gören eşyaların eksper incelemesi yapılmadan atılmaması ve onarım faturalarının saklanması tazminat sürecini hızlandırıyor. Araçlar için kasko poliçesinde sel ve su baskını teminatı olup olmadığı kontrol edilmeli; zorunlu trafik sigortası bu tür hasarları karşılamıyor. Konutlarda ise zorunlu deprem sigortası (DASK) sel hasarını kapsamadığı için ancak isteğe bağlı konut sigortasında su baskını teminatı bulunanlar tazminat alabiliyor.
Sigorta Haftası'nı "Dört Element. Tek Güvence." mesajıyla geçirdiklerini hatırlatan Yaşar, artan iklim riskleri karşısında sigorta güvencesinin önemine dikkat çekerek, "Bugün ihtiyaç olan güveni zedelemek değil, güçlendirmektir" dedi.