Sendika Yöneticisi Memurlara Kötü Haber! Aylıksız İzin Parçalı Kullanılamayacak
Çalışma Bakanlığı, aylıksız iznini kendi isteğiyle bitirip göreve dönen sendika yöneticisinin aynı görev sürerken yeniden izin alamayacağına hükmetti. Atama ve yer değiştirmede ise kapı açık.
Kamuda sendika yöneticiliği yapan memurları yakından ilgilendiren bir görüş yazısı yayımlandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı'na gönderdiği yazıda, aylıksız iznini kendi isteğiyle sona erdirip göreve dönen sendika yöneticisinin, aynı yöneticilik görevi sürerken yeniden aylıksız izne ayrılamayacağını bildirdi. Yani aylıksız izin "parçalı" şekilde kullanılamayacak.
Bakanlık, iznin yöneticinin iradesi dışında sona erdiği durumlar için ise farklı bir değerlendirme yaptı.
MEB'e çok sayıda başvuru gelmişti
Görüş talebinin arkasında, MEB'e sendika yöneticilerinden gelen çok sayıda başvuru bulunuyor. Bu başvurularda yöneticiler aylıksız izinlerini kendi istekleriyle bitirip okullarına dönmek, bir süre sonra da yeniden aylıksız izne ayrılmak istedi. Talep sahipleri dayanak olarak 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nda 2012'de yapılan değişikliği gösterdi. MEB de konuyu iki soruyla Çalışma Bakanlığı'na taşıdı: İznin kendi talebiyle bitirilip yeniden alınması mümkün mü ve atama ya da yer değiştirme gibi irade dışı nedenlerle izni sona erenler yeniden izin isteyebilir mi?
Kanunda ne yazıyor?
4688 sayılı Kanun'un 18. maddesine göre sendika ve şube yönetim kurulu üyeleri, seçildikleri tarihten itibaren en geç 30 gün içinde durumlarını kurumlarına yazılı olarak bildiriyor. Yazılı talepte bulunan yöneticiler görevleri süresince aylıksız izne ayrılıyor. Talepte bulunmayanlar ise kurumlarındaki görevlerine devam ediyor ve haftada bir gün kurumlarından izinli sayılıyor.
Maddenin eski halinde aylıksız izin talebinin seçilme tarihinden itibaren 30 gün içinde yapılması zorunluydu. 4 Nisan 2012 tarihli 6289 sayılı Kanun'la bu "otuz gün" ibaresi metinden çıkarıldı. Böylece aylıksız izin talebi, seçilme tarihinden sonraki herhangi bir tarihte yapılabilir hale geldi.
Bakanlık: Değişiklik yeniden izin hakkı vermiyor
Çalışma Bakanlığı'na göre 2012 değişikliği yalnızca başvuru süresini kaldırdı; izni bozup yeniden kullanmaya imkan tanımadı. Yazıda bu değişikliğin, aynı yönetim görevi devam ederken iznin bitirilip yeniden kullanılmasına yönelik bağımsız bir hak doğurduğu şeklinde yorumlanamayacağı vurgulandı. Bakanlığa göre sendikal görev sürerken yöneticinin kendi talebi ve iradesiyle aylıksız iznini sona erdirip göreve başlaması halinde, aynı görev kapsamında daha sonra yeniden aylıksız izin istemesi ve bu hakkı parçalı kullanması mümkün değil.
Atama ve yer değiştirmede kapı açık
Bakanlık, iznin yöneticinin iradesi dışında sona erdiği durumlarda ise farklı sonuca ulaştı. Atama, yer değiştirme ve benzeri idari işlemler ya da zorunluluklar nedeniyle izni biten yöneticinin, izinden yararlanma iradesinin ortadan kalkmadığı kabul edildi. Bu durumdaki yöneticiler, sendikal görevleri devam ettiği sürece yeniden aylıksız izin talep edebilecek. Örneğin il dışına ataması yapılan ya da kurum içi bir düzenlemeyle görev yeri değişen bir sendika yöneticisinin izni bu nedenle sona ermişse, yeni görev yerinde yöneticiliği sürdüğü müddetçe aylıksız izin için tekrar başvurması mümkün olacak. Bakanlık, bu ayrımı yöneticinin kendi iradesinin bulunup bulunmamasına dayandırıyor.
Sendikacı memurlar neye dikkat etmeli?
Görüş yazısıyla birlikte aylıksız izindeki sendika yöneticilerinin, göreve dönüş kararını vermeden önce iki kez düşünmesi gerekiyor. Kendi isteğiyle göreve dönen bir yönetici, seçildiği yöneticilik dönemi bitene kadar yeniden aylıksız izne ayrılamayacak; ancak haftada bir gün izinli sayılma hakkını kullanmaya devam edebilecek. Yeni bir dönemde yeniden yönetici seçilmesi halinde ise aylıksız izin talebi yeniden gündeme gelebilecek.
Uzmanlar, bu yorumun MEB'in yanı sıra diğer kamu kurumlarındaki sendika yöneticileri için de yol gösterici olacağını ve kurumların benzer başvuruları bu görüş doğrultusunda değerlendireceğini belirtiyor. Özellikle eğitim ve sağlık gibi kalabalık kadroya sahip sektörlerde, yöneticilik görevini sürdüren sendikacıların izin planlamasını bu çerçevede yapması önem taşıyor.